CDA | Canlı Dostları Ağı - Anasayfa Projelerimiz
Anasayfa
CDA Hakkında
Vizyon ve Misyon
Çalışma Alanımız
Projelerimiz
CDA Etkinlikleri
Kültürel
Basında CDA
Kayıp Dostlarımız
Kaynaklar
Bağlantılar
İletişim
Eti İçin Beslenen Hayvanların Acısız Kesim Yöntemlerinin Toplumumuza Benimsetilmesi Üzerine Çalışmalar (05.11.2007).

Jeremy Bentham: “Bir canlının en önemli hakkı acı duymama hakkıdır”

Peter Singer: “Bir varlık acı çekiyorsa bunu önemsememek için hiçbir ahlaksal gerekçe öne sürülemez”

Hz. Muhammed:
“Kurban kesimi, hayvanın acı çekmesini en aza indirecek şekilde olmalıdır”
(Kesim sırasında İslam’a uygun ve acı vermeyen yöntemler varken hala acı veren yöntemlerin kullanılması Hz. Muhammet’in bu öğüdüne uyulmadığını göstermektedir)
“Hayvanlara eziyet edene, Allah lanet etsin”
“Hayvanlara şefkat, onların sevinci ile sevinmek, üzüntüsüyle üzülmek, Müslümanlığın şartıdır” “Bütün mahlûkat, yani canlılar, Allah'ın iyalidir, yani ev halkındandır. Allah'a en sevgili olan da onlara en çok hizmet edendir”

Uygarlık geliştikçe insanoğlu kendisinden olmayan canlıların da acı duyabildiklerini daha iyi kavramakta ve bu acılara kayıtsız kalmamayı bir insanlık görevi olarak nitelemektedir. Nitekim AB ülkelerinde hayvanlar 1957 yılında tarımsal ürün olarak kabul edilmişken 1997’de yürürlüğe giren Amsterdam Anlaşmasıyla mal statüsünden çıkarılmış ve hissedebilir varlıklar olarak kabul edilmiştir. Bu ülkelerde hayvanların kesim öncesi bayıltılması eskiden beri yasal bir zorunluluktur.

Sadece gelişmiş ülkelerde değil bazı Müslüman ülkelerde bile uygulanan acısız kesim yöntemleri henüz ülkemizde hiçbir mezbaha ve kesim yerinde kullanılmamaktadır. Acısız kesim zorunluluğu AB müktesebatında da yer almasına rağmen halkımızın henüz hazır olmadığı gerekçesiyle gündeme getirilmemektedir. Oysa, bu yöntem insani ve vicdani yönlerinin yanı sıra İslam Dinine de uygundur. Kesimde hayvanlara acı veren yöntemleri AB zorlaması olmadan terk etmek medeniyet yolunda hızla ilerleyen ülkemize daha çok yakışacaktır.

Ülkemizde her yıl bir milyona yakın hayvan kesilmektedir. Et tüketilmesini kimse engelleme durumunda değildir, ancak et elde edilen hayvanlara acı çektirilmesi zorunluluğu da yoktur. Günümüzde modern ve acısız yöntemler varken hayvanlara ciddi acılar yaşatan klasik yöntemlerde ısrarcı olmanın hiçbir gerekçesi yoktur.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, bayıltarak kesim yöntemlerinin uygulanmasında İslam dini açısından hiçbir sakınca bulunmadığına dair fetva verilmiştir.

İslam dinine göre bir etin helal olması için üç koşul vardır:
  1. Hayvanın kesinlikle ölmeden evvel kesilmiş olması
  2. Kanın iyice akması
  3. Etin sağlıklı olarak elde edilmesi
Modern kesim yöntemleri hayvanın kalbinin çalışmasını durdurmaksızın acı duymasını önleyecek şekilde geçici bilinç kaybı oluşturan yöntemlerdir. Bu yöntemle kesilen hayvan bilinç kaybından değil, İslam Dinine uygun şekilde, kan kaybından ölmektedir. Bilinç kaybı hayvanın ölümü demek değildir, bu nedenle İslam Dinine ters bir yönü yoktur. Hatta bir hayvanın acı duymasını engellemek İslam’ın ilahi mesajına daha çok uygun düşer. Ayrıca modern yöntemlerde kanın daha fazla akması ve stres faktörlerinin daha az olması gibi sebeplerle etin daha sağlıklı olduğunu bildiren araştırmalar vardır. İslam Dini yenilen gıdanın sağlıklı olmasını önemsemektedir. Ne yazık ki, İslam dinini bilimden ziyade geleneklere göre yaşayan bazı insanlara bu gerçekleri anlatmak ve benimsetmek kolay görünmemektedir. Yasal zorlamalar halkı gizli kesimlere itebilir. Bu nedenle projemiz hiçbir zorlayıcı yönteme başvurmaksızın halkımıza bu yöntemi benimsemesini esas olarak almaktadır. Türk Halkı sevecendir, İslam Dini de sevgi dinidir. Bu nedenle hayvanlara ıstırap vermek Türk Halkının seçeneği olamaz. Yeter ki İslam’a uygun olan acısız kesim yöntemlerini halkımıza en iyi şekilde anlatabilelim.


KLASİK YÖNTEM VE ACI HİSSİ
Klasik kesimlerin hayvanda ciddi acı ve strese yol açtığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Davranışların gözlenmesi ve beyin tepkilerin ölçülmesi (Elektroansefalogram ve uyarılmış potansiyeller) sonuçlarına göre bıçakla kesimle acı duyumunun ortadan kalkmasına kadar geçen süre koyunda 20 saniye, domuzda 25 saniye, sığırda 2,5 dakika, tavukta daha uzun, balıkta ise 15 dakika ya da daha fazla olabilmektedir. Geçen bu süre zarfında acı ve stres yaşanmaktadır (Efsa Journal, 2004).

Acı duyusunun ortadan kalkması için bilincin tam olarak kaybolması gerekir. Sığır ve danalarda kesilmeden sonra bilinç kaybı yavaş olmaktadır. Boğaz kesildikten sonra beyin işlevleri ortalama 75 sn daha devam eder. Somatosensorik potansiyeller ortalama 77 saniye ve visual uyarılmış potansiyeller ortalama 55 saniyeden önce kaybolmaz (Daly 1988). Yapılan bir çalışmada boğazdaki büyük damarların kesilmesinden sonra bilinç kaybına işaret eden isoelectric EEG üç danada 35-50 saniye sonra, fakat bir danada 680 saniye sonra gözlenmiştir(Bager 1990). Bu sonuçlar, klasik yöntemle yapılan kesimden sonra bilinç kaybının en erken 19 - 20 saniye sonra başlayabildiği ancak hayvanların çoğunda daha uzun sürdüğünü göstermektedir.

Hayvanın ağrı çekip çekmediği davranışların gözlenmesiyle de anlaşılabilmektedir. Bağırma önemli bir belirtidir, ama boğazı kesilen hayvanın bağırma imkânı kalmaz. Hayvanın boğazı kesildiğinde özellikle kan basıncındaki ani düşüşler nedeniyle kassal tepkiler azalır ve hayvanın acıya karşı ifadeleri göstermesi mümkün olamaz. Yani acıya ilişkin motorik tepkiler gözlenemeyebilir ama bu hayvanın içsel acı çekmediğini göstermez. Yine bazı hayvanlar korkudan ve çaresizlikten motor tepkiler gösteremezler.

Bu duruma insan ameliyatlarında da rastlanmaktadır. Ameliyat sırasında, bazen dozdaki hatalar nedeniyle narkoz insanın acıya tepki veremeyecek etki göstermesine rağmen bilinç tam kaybolmadığı için acı duymasına engel olamamakta ve bu kişiler ayıldıktan sonra doktoruyla tartışabilmektedir. Narkoz esnasında da insanın acı çekip çekmediği EEG kayıtlarıyla anlaşılabilir.

Modern kesim yöntemlerinde ise işlem yapılır yapılmaz bilinç kaybolmakta dolayısıyla acı duyusu ortadan kalkmaktadır.


MODERN KESİM YÖNTEMLERİ
Hayvan türüne göre değişen, farklı acısız kesim yöntemleri vardır. Projemizde koyun kesimi için elektroşok yöntemi üzerinde durulacaktır. Bu yöntemin diğerlerine göre avantaj ve dezavantajlara sahip olduğu bilinmektedir. Projemizde tercih edilmesinin nedeni elektroşok uygulamasını takiben hayvanın kesilmezse hiçbir şey olmamış gibi kalkıp yürüyebilmesidir. Toplumumuzda bayıltarak kesimle ilgili en fazla kaygı hayvanın öldükten sonra kesilmesi hakkındadır. Söz konusu yöntem hayvanın ölmediğini göz önüne sermektedir. Bu özelliği nedeniyle elektroşok yönteminin toplumumuzda daha kolay kabul göreceği düşünülmektedir.

Bu Yöntemin Avantajı
Bu yöntemle bayıltılan hayvanların omurilik soğanı zedelenmediği için kalp işlevleri devam etmektedir (Swatland 1978). Beyin işlevleri etkilendiği için hayvanın duyu yeteneği geçici olarak kaybolmakta sadece refleks tarzındaki motor hareketler devam edebilmektedir. Böylece daha kısa sürede daha fazla kan aktığı için ölümde daha çabuk şekillenmektedir. Neticede hayvan şoktan değil, klasik kesim yöntemindeki gibi kan kaybından ölmektedir. İslam’ın ilgilendiği konu da budur.

Uygulama Şekli
Hayvan hareketlerinin kısıtlandığı bölüme getirildikten sonra aletin elektrotları gözle kulak arasındaki şakak kısımlarına yaslanır ve buradan değişik süre ve frekanstaki elektrik verildikten sonra hayvan bayılır. 10-20 saniye sonra kasılma hareketleri başlar. Bu esnada kesim yapılır. 30-40 saniye süren bu dönemde kesim yapılmazsa hayvan ayılmaya başlar, solunumu normale döner ve kısa bir süre sonra da yürümeye başlar.

Cihazın Maliyeti
Yurt dışında imal edilen cihazın fiyatı yaklaşık 2000-2500 Euro’dur. Ancak ülkemizde bu cihazı yapmaya talip olan firmalar olmuştur. Verilen sipariş sayısına göre daha ucuza mal edilebilecektir. Mezbahalarda cihaza ek olarak hayvanların hareketlerinin kısıtlanacağı platformlar gerekebilir.


UYGULAMANIN YAYGINLAŞMASININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Toplumumuz birtakım ön yargılar nedeniyle bu yöntemleri benimsemeye hazır değildir. Bu nedenle bayıltarak kesim AB müktesebatında da zorlayıcı bir hüküm olarak yer almamış, bu konudaki görüşmeler gizli olarak yapılmıştır. Hedef bu yöntemin uygulanmasıdır.

En önemli ön yargı dini inanışlardan kaynaklanmaktadır. Üretici halkın bilmediği bu yöntemle kesilen etin ya da et ürünlerinin satılamayacağından korkmaktadır. Toplumda bu yanlış inanışlar hâkim olduğu için yasal düzenlemeler ertelenmektedir.


AMAÇ VE YÖNTEM
Bu projenin amacı kesim sırasında hayvanların çektikleri acıları bilimsel verilere göre açıklayıp toplumumuzda farkındalık yaratmak, halkın modern kesim yöntemlerini benimsemesi için ilgili kurumlarla işbirliği yapmak ve mezbahalarda kesim üniteleri kurulmasını destekleyerek modern kesim uygulamasını ülke gündemine sokup yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla yapılacak çalışmalar ana başlıklar halinde özetlenebilir:
  1. İlgili kurumlarla işbirliği sağlanması.
  2. Konuyla ilgili olan yurt dışı derneklerle bağlantı kurulması.
  3. Sponsor görüşmeleri.
  4. Kamuoyuna yönelik çalışmalar. Basın duyuruları, kısa metrajlı filmler, seminerler, broşürler, web sitesi vb.
  5. Cihazların temini ve mezbahalardaki platformların kurulması.
  6. Mezbaha personelinin eğitimi.
  7. İstanbul’da pilot uygulamaların başlatılması.
KAYNAKLAR
Bager, F., Shaw, F., Travener, A., Loeffen, M., and Devine, C.: Comparison of EEG and EcoG for detecting cerebrocortical activity during slaughter of calves. Meat Science, 1990, 27: 211-225.

Daly, C.C., Kallweit, E., and Ellendorf, F.: Cortical function in cattle during slaughter: conventional captive bolt stunning followed by exsanguination compared with shechita slaughter. Veterinary Record, 1988,122: 325-329.

EFSA: Opinion of the Scientific Panel on Animal Health and Welfare on a request from the Commission related to welfare aspects of the main systems of stunning and killing the main commercial species of animals1 (Question N° EFSA-Q-2003-093). The EFSA Journal (2004), 45, 1-29, Welfare aspects of the main systems of stunning and killing the main commercial species of animals.

Halil, A., Nazlı, B. : Kesim öncesi kasaplık koyunlara uygulanan elektrikle bayıltma metodunun et kalitesine etkisi üzerine araştırmalar

Swatland,H.J. : Electromyography of electrical stunned pigs and excited bovine muscle. J. Animal Science, 1978, 42 (4), 838-844.








 





Anasayfa | CDA Hakkında | Çalışma Alanımız | Projelerimiz | Bağlantılar | Sponsorlar | CDA'ya Destek İçin | İletişim